2017 Uşak Drift Festivalinde Başımıza Gelenler

Hikâyemiz 2017 Uşak Drift Festivaline Hazırlık Çabası ile başlıyor. Önce onu okumanızı tavsiye ederim…

Cumartesi

Güneş daha doğmadan yola koyulduk, arabamız güzel hava güzel römork da sıkıntı yok her şey çok güzel Drifte gidiyoruz. Hanımla sohbet muhabbet süper yürüyoruz tek bir ihtiyaç molası ile bütün yolu geçtik. Hanım bu kadar dayandı inanamıyorum.

Piste geldik ki en sona biz gelmişiz, bütün ekip orada İstanbul ekibi Kayseri ekibi herkes orada. Tabi pampalarımdan çok gördüğüm piste inanamıyorum. Sn. Mümtaz Pak harika bir yer yaratmış. Hani videolar, fotoğraflar buranın ne kadar muhteşem bir yer olduğunu göstermiyor. Piste çıkmak için sabırsızlanıyorum.

Arabayı römorktan indirirken Erdoğan Demirtaş sol arka tekerin yanında bir bijon buldu. Umursamadan devam ettim, normalde yapmam ama dayanamadım. Daha arabayı denememişim pist muhteşem heyecan dorukta, daha fazla bekleyemiyorum. Hemen, acil gazlamam lazım.

Arabayı indirdim ve hemen dedim bir tur atayım pistte hem de araba ısınmış olur, bende dökülecek kırılacak bir şey varsa ortaya çıkar diye düşünüyorum. Çıktım piste, arabada bir gariplik var hissediyorum ama arka yürüyene son anda yaptığımız modifiye sanıyorum. Yukarıdaki uzun viraja girdim yanlama vs yok düz gidiyorum. O anda lastiğin hareketini hissettim ve dedim “ahanda lastik gidiyor“. Daha cümlem bitmeden araba sekti ve şaseye oturdu, baktım lastik kenardan gidiyor geriye kalan bijonların hepsi sıyırmış.

Ekipler hemen yanıma koştum, baktım flanşda bijon kalmamış hepsi sıyrılıp gelmiş. Yapılacak tek bir şey var flanşları söküp lastiği poryoya takmak. Tabi flanş poryodan çıkarsa. Ahmet abimiz yardıma koştu ve 45 dakikalık bir uğraş sonunda pistin ortasında flanşı sökebildik. Lastiği poryoya takıp pit alanına geldim. Diğer flanşıda söküp o lastiği de poryoya taktık. Lastik o koca çamurlukların içinde atın organı ile organa konan kelebek ilişkisi gibi durdu ama yapacak bir şey yok artık.

Antrenmana çıkalım dedim start noktasına vardım 2, 3 el freni debriyaj tokala dip gaz direksiyonu bıraktım ve araba öğle bir savurdu ki tutamadım. Kendi kendime dedim bok var ilk turdan backwards entry deniyorsun. Bir sonraki viraj çatara patara direksiyon tam sağ kilitlendi ve gücüm direksiyonu açmaya yetmedi. Hani o derece kilitlendi benim gücüm yetmedi, tabi ben bu noktada kafayı yemek üzereyim. Neyse bir sonraki viraj sağa doğru hali ile driftchiyiz ya direksiyon sola dönük olacak sıkıntı yok dedim. Yine bir çatara patara daldım viraja ve muhteşem bir çıkış yaptım lastik ısınmış 2. vites kesicideyim azda olsa dumanlıyoruz. Viraj çıkışı hali ile direksiyonu bırakıyorsun ki sonraki viraja giresin. Direksiyonu bıraktım ve anında sağa doğru döndü ve kilitlendi, kaldı orada. Bir baktım pist dışındaki çimendeyim oradan aralıksız pistin öbür tarafına oradan da tekrar çimene. Bir savrulmada 2 kere pist dışına çıkabildim.

Tamam, çok heyecanlı oldu ama araba fiziksel olarak kullanılabilir değil, direksiyonu sola çevir sıkıntı yok ama sağa  doğru yarım turdan sonra tutabilmen imkânsız. Düzeltme şansı yok sıkıntı büyük.

O kadar yol yapmışım sabahlara kadar emek etmişim kimse beni tutamaz. Hani kendi kendime dedim ya sürüş şeklimi değiştiririm diye 3. vites gireceğim yere 2. vites denedim yok oda olmadı imkânsız. Diğer virajları denedim yine yok sinir katsayım yükseliyor kimsenin haberi yok, hırslanıyorum.

Dışardan izleyen Kenan Büyükbahçeci geldi yanıma. Dedi “pampa bu açı kiti olmaz daha yavaş gir”. Dedim 2 ile giriyorum daha ne olsun. Dedi “yok daha yavaş biz görüyoruz nasıl çektiğini”. Bugüne kadar 1 de kaldırmadığım araba ile 1. viteste Drift yapacaktım, valla sinirim tepemin üstüne sıçradı delireceğim. Start noktasına geldim 1 de çıktım 10m’ilk start finiş düzlüğü bitmedi arkadaş tabi araba hızlanmayınca zaman geçmiyor. Çektim el frenini girdim viraja verdim yanı dedim ahanda oldu bu iş. 2. viraj oda tamam ama çıkışında 2’ye çekip direksiyonu bıraktım (sanki araba düzeldi mal). Hooop yine çimene.

Bir tur daha attım yavaş ve öfkeli modunda neyse bu seferki oldu ama benim içime sinmiyor. Angara sokaklarında ismi lazım değil yanlarken 500 beygirlik çift turbo E30’lar “yavaş git yetişemiyoruz arayı açıyon” dedikleri JOKER E30 1. vites tıntın yanlamaya çalışıyor. Duman yok ses yok egzozdan alev yok bide üstüne asfaltta gezdiği kadar çimende de geziyor, çok gıcık bir durum.

Çektim pit alanına yeni lastiklerimi taktım kara kara düşünüyorum ne pok yiyeceğim diye, diğer ekipleri izliyorum herkes çatara patara yürüyorlar sinirim bozuluyor. Bozuntuya da vermiyorum olur böyle şeyler, ay şöyle acele ettik yok böyle yaptık diyorum ama içim içimi yiyor. Bok var bide açı kiti peşine koşuyon önce arabanı adam gibi yürütsene, diye de kendimle kavga ediyorum. Pistte toplam tur sayım 5 onunda ilkinde bijonlar sıyrıldı hani. Rezalet.

Az bişi ne yaparım diye düşünüyorum tam arabaya dalıp yeni bir şeyler deneyeceğim hadi öğlen yemeğine dediler, pist arkasındaki yemek alanına geçip tıkını verdik. Tabi bu ana kadar ne kadar acıktığımız aklımızda bile değil neden çünkü direksiyon çekiyor. Yemekten sonra 2 tur daha attım yine aynı problemler az çevir olmuyor yavaş hızlı işlemiyor. 7. yada 8.turum tam gösteri turum olsun dedim konsantre oldum 2. vites ama düşük hız giriyorum viraj çıkışına açının en çok olduğu yerde sonuna kadar gaza oturup dumanlıyorum çıkışa sol ayak freni ile aracı yavaşlatıyorum diğer viraja girerken el frenine dokunup arka tarafı yavaşlatıyorum yeminle her turda en az 5000 kalori veriyorum araba ile mücadele ederken. Yumuşacık kalktım viraja girdim gaza oturdum ve kimse yok, şanzımandan acayip bir ses, metal sürtme sesi geliyor. İnanılmaz bir ses lan ne oldu dedim, durdum 1e taktım yürüyor, 2 yok 3 yok 4 yok 5i denemedim bile. Başladım balatacının anası babası hatta mezarda yatan halasına kadar kimi varsa hepsine sövmeye. Metin abi koştu geldi dedi “baskın sıyırıyor galiba, biraz soğut”. Gülümsüyorum kendisine ama gözlerimden ateş çıkıp adamı yakmasın diye zor tutuyorum, direk X-Mene bağlayacam. Peki, abi dedim soğutmaya pit alanına geçtim – neyi soğutuyorsam toplam attığım 8 tur, Angara’daki sokak driftlerimize gelenler bu arabanın aralıksız kaç tur (saat) attığını iyi bilir. 1 saat oturdum pit alanında sonra dayanamadım çıktım tekrar 1 sıkıntı yok 2 de kimse yok. 2 ile kalktım yürüdü 3bin devire gelince yine kimse yok, çektim kenara dedim benden bu kadar, şalter attı hanım benzin bidonlarını saklamış dedim nerde benzinler dedi sakinleşince alırsın, biliyor yakacam arabayı da kendimi de. Bizim ekip boş durmuyor nispet yaparmış gibi gazlıyorlar lastiklerin biri geliyor diğeri gidiyor.

Baktım Abbas ile Kenan kenarda benim dedikodumu ediyorlar (ben öle tahmin ettim) vardım yanlarına dedim sıçanzi. Adamlarının ikisininde gözlerinin içi gülümsedi (ortam bize kaldı) dediler “pampa madem araban patatese bağladı (Mümtaz abi bunu Pazar günü mikrofonda da söyledi 😀 ) arabanı fazla zorlamadan seyirciye oyna orda burada önlerinde sıfır çiz onlara yakın ol.” Herkesin yüzü gülüyor herkes mutlu, grup güzel insanlarla dolu işte bundan dolayı seviyorum bu adamları. Benim mutsuz ve havlu atmış olmam Drift Bebelerine yakışmıyor dedim. Benim kafamda akşam açı kitini taşla kesip atayım, baskı balatacı bulur muyum olmadı gece gelip arabayı yakarım düşünceleri geçiyor ama adamlar “Show Must Go On” modundalar, devam diyorlar. Lan bundan sonra o araba kırılsa umurumda olur mu. Yarın ola hayrola deyip otelin yolunu tuttuk.

Odaya girdim hırsımdan ölecem hanımda yanımda diyor bir şey olmaz şöyle böyle halledersin, seyirci görür biraz orda burada dönersin (bana Abbas Çimen ağzı yapıyor), ben bunları duydukça iyicene kızıyorum. Ne hayallerle geldik başımıza gelenlere bak. Hararetim düşsün diye buz gibi bir duş aldım ve bütün ekip yemekte buluştuk. Sohbet muhabbet ben direk odaya, ben halen gülümsüyorum ama sen gel bide bana sor.

PAZAR

Karga bokunu yemeden zopa yemiş gibi uyandım, saate baktım daha sabahın 5i. Uyusan uyuyamazsın, kalksan yapacak bir şey yok yatakta gözümü kapadım pisti geçiyorum, araba ile 10 tur atamadım ama yatakta kendi kendime 100 tur pisti geçtim. 7:30 civarı wassappppp hareketlendi ve kahvaltıya çıkıp piste geçtik.

Nede olsa bugün büyük gün arabaları temizledik herkes kullanacağını ön gördüğü lastikleri çıkardı, 26 adet lastikten 2 çift kullandım 2 çift daha çıkardım kenara. Antrenman dediler dünden kalan yarı bitik laskilerim ile çıktım iğrenç 2 tur attım (yatakta gözüm kapalı attığım turlarda arabam tam çalışıyordu piste gelince afalladım), pite geldim ben ok dedim. Ekip pistte onları izliyorum birden Metin abinin arabasından bir şey uçtu koştuk Metin abiyi durdurduk parçayı aldım bir kayış ve fan parçası. Metin abi eli telefonda Uşak’ta Pazar günü açık BMW parçacısı arıyor. Metin abi gereken parçalarını söktü ve sanayinin yolunu tuttu.

O ana kadar kafamı kaldırıp bakmamışım kendi derdim çok nede olsa ama binlerce insan bizleri izlemeye gelmiş mekân dolup taşmış. Metin abinin arabası da dâhil bütün gösteri ekibi motosikletler, gokartlar hep beraber seyirciyi selamladık.

1 tur pistte attık hep beraber seyirci önünde 2 tur dönüp pit alanına girdik. Tabi bu sırada Belediye Başkanımız konuşuyor, gerekli tanıtımlar yapılıyor, heyecan artıyor. Artık tek düşündüğüm buraya gelmiş bunca insana daha iyi bir showu nasıl yapabiliriz onları nasıl sevindirebiliriz. Güzel de bir gün planı hazırlandı Drift gokart süpermoto Drift gokart süpermoto ve bu şekilde devam ediyor gün.

İlk seyirci karşısına çıkışlarımızı yaptık herkesin bizim lastik dumanımızı tattığına eminim. Pisti istediğim gibi geçememiş olsam dahi JOKER E30 ilk defa yeni rengi ve body kiti ile insanların karşısına çıktı.

Bizden sonra Asrın Rodi Pak ve Güney Altuner gokart ve süpermoto için harika bir gösteri yaptılar. Adamlar uçuyor arkadaş inanılır gibi değiller.

Tekrar bizler tekrar onlar derken gün benim için bile güzel geçmeye başladı. Abbas çıkıyor ortalığı dağıtıyor, Kenan çıkıp herkesi dumana boğuyor derken Metin abi malzemeleri ile geldi. Arabasına gerekenleri yaptı ve kendini piste attı. Güzel geçişler Metin abiden tabi birde gelir gelmez herkesi dumana boğdu oda ayrı bir konu. Grup güzel, insanlar süper, seyirci muhteşem, pist harikulade hali ile oluyor bu iş tabi kendi kendime olan hırsım daha geçmedi arabanın kapısına elimi attım mı başlıyorum sövmeye.

3. çıkışa geldim biraz orda biraz burada döndüm muhteşem Uşak seyircisi ile de el hareketleri ile anlaştık alkış koptu yüzüm güldü. 7 saniye sonra da baskıdan gelen ses 1. viteste de gelmeye başladı. Dedim Allah’ım sana geliyorum Abbas dedi dur gitme seyirci ile tanışma var, dedim o ne? dedi işte poster verip foto çekiniyoruz. Tabi bunun yapılacağını wassappppp’dan yazmışlarda kardeş biz sabahın körüne kadar araba yapıyorduk yazılarımı okuduk sanki. Ki verilecek poster yok daha arabayı ilk defa kullanıyorum hanım he deseydi o Nevarla’yı kullanacaktı bende römork üstünde jantları boyayacaktım yoldayken de manyak mısın diye sert yapınca ısrar edemedim. Bir baktım adamlar koca koca posterler bastırmış masalar vs her şey hazır. Tabi bizde eksik kalmadık orada toplam 2binküsür adet Yarış Garajı stickerı dağıttım.

İnanılır gibi değil bütün tribün indi aşağı arabanın önünde kazık gibi dikiliyorum biri ayama bastı biri fotoğraf çekinecem diye kaputuma oturup ayanı tamponuma koydu tilt oldum neyse dedim en iyisi görmeyim arabanın arkasına geçtim. Hanımla oturduk muhabbet ediyoruz 4 adet genç kız kardeşimiz geldi dedi “sizinle fotoğraf çekinebilir miyiz?” İster istemez hanıma bir baktım, ama o bunlara alışkın nede olsa, tabi dedim kalktım arabanın arkasına kızların yanına geçtim. Bir baktım fotoyu çekecek birini arıyor içimden “sakın hanımdan isteme sakın hanımdan isteme” derken Erdoğan kardeşim hızır gibi yetişip fotoğrafları çekip yolladı kızları. Kızlar şu fotoyu bizimle de paylaşın! Tabi benim kafa halen baskıda ve baskıyı yapan ustanın aile fertlerinde.

Seyirciler tekrar tribündeki yerini aldı bir tur daha Drift dediler ben bir sonraki tur çıkayım dedim çünkü ondan sonraki tur son Drift turu olacaktı, araba ya kırılır yâda ortalığı dağıtacağım dedim. Bitik lastikleri değiştirdim hazırım. Bir sonraki Drift seansı dediler attım kendimi piste. 2 dakika sonra her yer duman arabanın içi acayip sıcak, üstümde tulum pişiyorum, camlardan hiç bir şey gözükmüyor ama benim gözüm seyircide. Bir baktım herkes ayakta ıslıklar çığlıklar yüzüm tekrar güldü. Egzozdan alevler su sıcaklığı hayatında ilk defa 100° olmuş ki 85°’yi geçmez benim arabam. Mutluyum pit alanına yöneldim ama ses iyicene arttı ve 1de kaçırıyor hissediyorum. Dedim benden bu kadar ancak römorka binerim daha da yok.

Tabi bizim ekip durmuyor yakıyor ortalığı, gün sonu yaklaşıyor lastikler azalıyor, ama ekip durmuyor canavarlar canavar.

Bildiğiniz üzere Furkan Gökkaya Türkiye’nin en büyük plütonyum üreticisi, benzine plütonyum karıştırarak +100 beygir güç alıyoruz araçlarımızdan. Furkan artık araçlara plütonyum yetiştiremez hale geldi! Kendisinin iletişim bilgilerini aşağıda paylaşıyorum plütonyumsuz araba kalmasın!

Metin abimizin mazot hikâyesini buraya yazmıyorum o benim anılarımda kalacak. 😀

Binlerce seyircinin önünde muhteşem bir gösteri gerçekleştirdik ve en önemlisi kazasız belasız atlattık. Binlerce insan ile el sıkıştık tanıştık, eminim Uşak’ta yeni hayranlar kazandık. Bence çok önemli ve özel bir organizasyon tamamladık.

Toparlanma zamanı geldi, 2 günün yorgunluğu kendini hissettirmeye başladı. Nevarla’ya römorku takıp arabamın yanına geldim. Römorkun rampalarını koydum ve dedim ki hassuru flanşlar sökülünce arka lastiklere denk gelmiyor (boru değil 14cm daraldı arka lastikler). Ekipten yardım istedim hepsi beraber kaldırıp koydular arabamı römorkun üstüne. Otele geçip güzel bir uyku çektik.

Sabah kahvaltı sonrası hemen yola düştük Angara yolları bizi bekler. İçime oturan çok şey oldu, ders aldığım daha çok, hatta arabamı tekrar kullanmayı öğrendim. Bence muhteşem bir organizasyon oldu umarım bundan sonrakilerde kazasız belasız ve bu sefer arızasız geçer.

Bu jübilesini geçen sene Kayseri’de yapan Kemal Güvenkaya’da niye geldiyse???

Bu organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Öncelikle bizi ağırlayan Sn. Mümtaz Pak’a çok teşekkür ederim. Sn. Gülten Pak’a fotoğraflar için teşekkür ederim. Asrın Rodi Pak kardeşime önce başarılar dilerim sonrasında da bu organizasyona değer kattığı için teşekkür ederim. Güney Altuner kardeşime bizlerle birlikte olduğu için teşekkür ederim (çekimi halen bekliyorum 😀 ). Benzinimize plütonyum katarak çok daha güçlü olmamızı sağlayan Furkan Gökkaya’ya sonsuz teşekkür ederim. Her fırsatta kamerası ile bir çalı arkasından çıkıp yanlış bir şey yapmamıza psikolojik olarak engel olan Mehmet Yılmaz kardeşime de çok teşekkür ederim. Sıkıştığımız dönemde hızır gibi yetişen Erdoğan Demirtaş’a da teşekkür etmeden olmaz. Pit alanında bile bizlerden dumanı eksik etmeyen Kemal Güvenkaya’ya da ayrı bir teşekkür ederim. Tabi diğer pilotlarımızı söylemeden olmaz, Abbas Çimen, Kenan Büyükbahçeci ve Metin Altan iyi ki varsınız, insana değer katıyorsunuz! Sonlara geldik, tabi ki de eşime çok teşekkür ederim gelip bana sonsuz destek verdi. Ahmet abimiz sabır ile hepimizin arabasına yardıma koştu, abi ellerin dert görmesin, sana çok teşekkür ederim. Unuttuğum adını bilmediğim herkesten özür diliyor ve sizlere de çok teşekkür ederim. Hepinizin eline ayağına sağlık!

Bir sonraki organizasyon 2 Temmuz 2017 Antalya – Kemer